
Ben İstanbul'un bir parçasıyım. İstanbul'da doğdum, büyüdüm; ama artık ayrılma vakti geldi. Artık yeni bir ülkeye doğru gidiyorum. Burası Amerika, yol uzun ve yalnız, sonrasını emin ol bende bilmiyorum, yaşayıp öğreneceğim zaten çoğu şeyi böyle öğrendim. Belki üzücü ve hırpalıyıcı olabilir; ama bunları da benim aşmam bekleniliyor. Bakalım nası olacak? Belki orada kalabilirim; ama burada beni tutan bir ailem, arkadaşlar ve İstanbul var. O bütün güzellikleriyle ayakta durmaya çalışıyor. Benim ona yardımcı olmam lazım ama ben ona bir düşmanmışım gibi nefret eder oldum. Baktığımda hep aynı, sıkıcı, monoton ve birbirlerinin farkında olmadan hayatlarını yaşayan birçok insan barındırıyor İstanbul. O kadar yalnız ki güzellikleri arasından hergün ayrı bir hayranlıkla geçen kimse yok! Sadece ilk kez görenler hayrete düşüyorlar; fakat zamanla onlarada sıradan geliyor. Bazıları ise tam tersine çok daha kötü şekilde İstanbul'dan şikayet ediyor. İstanbul'un mükemmel olmadığı kesin yani hem kötü hem de iyi ve güzellikleri var. Ayrılması ne olursa olsun benim için çok zor olacak; çünkü ben alışmıştım ve hep İstanbul'un güzelliklerini arıyacağım gittiğim yerde. Bakalım alışabilecek ve adapte olabilmem kolay olacak mı? Nası olacak?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder