
Ne oldu dede? Ne bu ayrılığın nedeni söyler misin? Benim biricik kurtarıcım ve herkesin meşhur doktoru olan Yıldız Tekin Tüzünataç'a ne oldu, nereye gitti, nasıl gitti söyler misin? Zor dimi ayrılık. Benim için zor oldu.
Sana mektup yazıyorum; çünkü mektup uzakta ve kavuşmak istediğin kişiyle hasret gidermek için yazılır. Bunu bir veda yazısı ya da anı olarak görme; çünkü sen arkanda seni anacak ve hatırlatacak çok şey bıraktın. Eminim ki bir gün buluşacağız aynı yerde. Senin o gülen ve mutlu yüzünü göreceğim tekrardan ve bu sefer ayrılmayacağız, hep beraber olacağız. Bu yüzden herkesin sana veda ettiği gibi veda etmiyorum sadece seni özlüyor,anıyor ve arıyorum. Senden ayrılık gerçekten çok zor oldu benim için. Hayatımda ki gerçek anlamda ilk kayıptın sen benim için. Sana seni tanımlayarak ya da anlatarak yazmak istemedim; çünkü bu bende saklı ve seninle benim aramda bir şey. Artık o gülüşün o sevincin yok. Arkanda bırakıp gittin, yanına hiçbir şey alamadan ve onca gözü yaşlı insanları bırakarak.
Sabah öyle yatıyordun, gözlerin kapalı ve ruhunu teslim etmiş şekilde. Oysa evvelki akşam görmüştüm seni. Sonra seni benden ayırdılar. Seni o kefen denen beyaz huzur, saflık ve mutluluğa sarıp, yolladılar. Sonra o birkaç tahta parçasının içine koydular. Bir bilsen seni o şekilde görmenin zorluğunu, belki de gitmezdin o zaman bizi bırakıp!!!
Sana mektup yazıyorum; çünkü mektup uzakta ve kavuşmak istediğin kişiyle hasret gidermek için yazılır. Bunu bir veda yazısı ya da anı olarak görme; çünkü sen arkanda seni anacak ve hatırlatacak çok şey bıraktın. Eminim ki bir gün buluşacağız aynı yerde. Senin o gülen ve mutlu yüzünü göreceğim tekrardan ve bu sefer ayrılmayacağız, hep beraber olacağız. Bu yüzden herkesin sana veda ettiği gibi veda etmiyorum sadece seni özlüyor,anıyor ve arıyorum. Senden ayrılık gerçekten çok zor oldu benim için. Hayatımda ki gerçek anlamda ilk kayıptın sen benim için. Sana seni tanımlayarak ya da anlatarak yazmak istemedim; çünkü bu bende saklı ve seninle benim aramda bir şey. Artık o gülüşün o sevincin yok. Arkanda bırakıp gittin, yanına hiçbir şey alamadan ve onca gözü yaşlı insanları bırakarak.
Sabah öyle yatıyordun, gözlerin kapalı ve ruhunu teslim etmiş şekilde. Oysa evvelki akşam görmüştüm seni. Sonra seni benden ayırdılar. Seni o kefen denen beyaz huzur, saflık ve mutluluğa sarıp, yolladılar. Sonra o birkaç tahta parçasının içine koydular. Bir bilsen seni o şekilde görmenin zorluğunu, belki de gitmezdin o zaman bizi bırakıp!!!
1 yorum:
yasemin sevilirden yorum yayınlayamadığı içn bn yazıyorum: edacım bunları okuma fırsatını bana verdiğin için çok teşekkür ederim. düşüncelerini böyle paylaşman harika birşey bence. ve düşündüklerini yazarak çok güzel ifade ediyorsun. seneye yurtdışında okurken de yazmaya devam et, okurum ben. sen istanbulu, aileni özleyeceksin, ben de seni...
Yorum Gönder