Dedecigim,
Nasil baslamaliyim bilmiyorum. Sensizlik cok zor. Icimde bir bosluk olusturdu yoklugun hep sizliyor. Bazen seni gorur gibi oluyorum veya o gulusun o sesin yankilaniyor kulaklarimda. Seni cok ozledim. Yokluklugunu, eksikligini anlatacak kelimeler yok, hicbiri yeterli kalmaz bunu anlatmaya. Oyle gozlerimi kapatiyorum; sanki seni o karanlikta bulup cikaracakmisim ve beraber aydinliga kavusacakmisiz gibi sonra gozlerimi aciyorum karsimda senin o sen sakrak yuzunu gormeyi o guzel sesini duymaya calisiyorum; ama yok aci gercekle yuzlesmek zorunda kaliyorum. Beni birakip, gittigin gercegine hala inanamiyorum. Oysa onumuzde gecirecigimiz daha cok vakit varken. Seni kaybettikten, hayatimdan kuyruklu bir yildiz gibi kayip gittikten sonra bile insanlar bana gelip boylesinin daha iyi oldugunu, o durum da yasamaktansa huzura kavusmanin daha iyi oldugunu soylediler. Ben sana daha doyamamistim oysa ki dede. Ya Esma, onu hic dusundun mu? Ileride arkadaslari ona deden nasildi diye sorduklarinda Esma, torunun, senin hakkinda cok sey soylemeyecek. Bu haksizlik degil mi dede? Ne yapacak kardesim sensiz? Peki ya ben dede beni hic dusundun mu veya arkanda biraktiklarin babanem, babam....?
21 Eylül 2008 Pazar
Hayat Ve Zorluklar
Biliyorum uzun zamandir yazmiyorum daha dogrusu yazamiyorum. Amerika`ya geldigimden beri surekli sorunlar ve zorluklarla ugrasmak zorunda kaldim hicbir sey yolunda gitmedi ve surekli baska seyler cikti. Once hersey yolunda sanirken aile ile uyusamadik. 1 ay sonra aile beni istemedigini ve bu isi kisa donem olmak uzere kabul ettigini kendi anne ve babasi geleceginden ve benle de uyusamadiklarindan dolayi beni daha fazla evlerinde agirlayamayacaklarini soylediler. Tabi biz bu asmaya gelmeden once bircok sorun yasadik ve bircok kotu muamele igneleme asagi gorme gibi haraketlere maruz kaldim. Neyse onlardan ayrilinca bolge mudurunun yanina geldim benim okulumdan 30 dakika uzaklikta oturuyor ve hergun beni okula goturmek icin 35 mil gitmek zorunda kaliyor ve buradaki benzin fiyatlarinin artmis olmasi bu isi daha da zorlastiriyor ve onlarada yuk oluyorum. Ayrica bana bir an once aile bulmalari gerektigini bu isin bole devam edemeyecegini solediler fakat ekonominin bozuk olusu buradaki insanlari beni misafir etmelerini de zorlastiriyor ve burada aile bulunamadi okulumun oldugu yer oluyor bundan dolayi bolge mudurunun kaldigi yerde ya da baska eyalette aile bulunacak ve oraya gidecegim fakat eyalet degistirmek en son care bundan dolayi hala okulumun oldugu yerde aile bakiyorlar ama bulanamiyor ve benim kalacak yerim yurudum ve odam olmadigi icin gocebe hayati yasiyorum. Mesela bu hafta sonu softball macim oldugu icin eski ailede kaldim haftasonu icin. Gordugunuz gibi ordan oraya yollaniyorum ama tek birsey istiyorum bir ailem ve odamin olmasi ve yerlesik dogru duzgun bir duzene gecmek. Ayrica bana bulucaklari bu aile benim son sansim olacakmis bir daha baska bir secenegim olmayacagini ve eger bu aile ile de anlasmazsam beni geri gondereceklerini solediler. Iste bole butun olanlar en azindan simdiye kadar olanlarin ozeti bu butun bunlari yasarken ise o kadar aci ve uzuntu yasadim ki hayati anlamaya basladim ne kadar acida olsa. No gain without(no) pain lafinin ne kadar dogru oldugunu da anlamis oldum, evet gercekten bir kazancin olmasi icin aci cekmen lazim aci cekmeden kazanc elde edemiyorsun. Hayatin bu zorluklar arasinda kendi yolumu cizmeye calisiyorum. Hayat dumduz degilmis virajlar hep seni bekliyor ve yola devam etmek icin bu virajlari asmanlazim yoksa eline koskoca bir hicten baska birsey gecmiyor. Arkamda biraktigim ailem.arkadaslar ve akrabalari hatirliyorum ve hayat daha da zor oluyor benim icin ama ne pahasina olursa olsun bu hayata baslangic adimimi attim ve bitisi gecmeden pes etmeyecegim ne kadar zor olsa ve ne kadar aci ceksemde bu yolu bitiricem; cunku bu karari alirken bunu bitirmeye de karar vermistim.Sevgiler Eda Tuzunatac!
21 Haziran 2008 Cumartesi
İstanbul Ve Hatıralar

Ben İstanbul'un bir parçasıyım. İstanbul'da doğdum, büyüdüm; ama artık ayrılma vakti geldi. Artık yeni bir ülkeye doğru gidiyorum. Burası Amerika, yol uzun ve yalnız, sonrasını emin ol bende bilmiyorum, yaşayıp öğreneceğim zaten çoğu şeyi böyle öğrendim. Belki üzücü ve hırpalıyıcı olabilir; ama bunları da benim aşmam bekleniliyor. Bakalım nası olacak? Belki orada kalabilirim; ama burada beni tutan bir ailem, arkadaşlar ve İstanbul var. O bütün güzellikleriyle ayakta durmaya çalışıyor. Benim ona yardımcı olmam lazım ama ben ona bir düşmanmışım gibi nefret eder oldum. Baktığımda hep aynı, sıkıcı, monoton ve birbirlerinin farkında olmadan hayatlarını yaşayan birçok insan barındırıyor İstanbul. O kadar yalnız ki güzellikleri arasından hergün ayrı bir hayranlıkla geçen kimse yok! Sadece ilk kez görenler hayrete düşüyorlar; fakat zamanla onlarada sıradan geliyor. Bazıları ise tam tersine çok daha kötü şekilde İstanbul'dan şikayet ediyor. İstanbul'un mükemmel olmadığı kesin yani hem kötü hem de iyi ve güzellikleri var. Ayrılması ne olursa olsun benim için çok zor olacak; çünkü ben alışmıştım ve hep İstanbul'un güzelliklerini arıyacağım gittiğim yerde. Bakalım alışabilecek ve adapte olabilmem kolay olacak mı? Nası olacak?
6 Haziran 2008 Cuma
Merhaba Ben Doktor Yıldız Tekin Tüzünataç!

Ne oldu dede? Ne bu ayrılığın nedeni söyler misin? Benim biricik kurtarıcım ve herkesin meşhur doktoru olan Yıldız Tekin Tüzünataç'a ne oldu, nereye gitti, nasıl gitti söyler misin? Zor dimi ayrılık. Benim için zor oldu.
Sana mektup yazıyorum; çünkü mektup uzakta ve kavuşmak istediğin kişiyle hasret gidermek için yazılır. Bunu bir veda yazısı ya da anı olarak görme; çünkü sen arkanda seni anacak ve hatırlatacak çok şey bıraktın. Eminim ki bir gün buluşacağız aynı yerde. Senin o gülen ve mutlu yüzünü göreceğim tekrardan ve bu sefer ayrılmayacağız, hep beraber olacağız. Bu yüzden herkesin sana veda ettiği gibi veda etmiyorum sadece seni özlüyor,anıyor ve arıyorum. Senden ayrılık gerçekten çok zor oldu benim için. Hayatımda ki gerçek anlamda ilk kayıptın sen benim için. Sana seni tanımlayarak ya da anlatarak yazmak istemedim; çünkü bu bende saklı ve seninle benim aramda bir şey. Artık o gülüşün o sevincin yok. Arkanda bırakıp gittin, yanına hiçbir şey alamadan ve onca gözü yaşlı insanları bırakarak.
Sabah öyle yatıyordun, gözlerin kapalı ve ruhunu teslim etmiş şekilde. Oysa evvelki akşam görmüştüm seni. Sonra seni benden ayırdılar. Seni o kefen denen beyaz huzur, saflık ve mutluluğa sarıp, yolladılar. Sonra o birkaç tahta parçasının içine koydular. Bir bilsen seni o şekilde görmenin zorluğunu, belki de gitmezdin o zaman bizi bırakıp!!!
Sana mektup yazıyorum; çünkü mektup uzakta ve kavuşmak istediğin kişiyle hasret gidermek için yazılır. Bunu bir veda yazısı ya da anı olarak görme; çünkü sen arkanda seni anacak ve hatırlatacak çok şey bıraktın. Eminim ki bir gün buluşacağız aynı yerde. Senin o gülen ve mutlu yüzünü göreceğim tekrardan ve bu sefer ayrılmayacağız, hep beraber olacağız. Bu yüzden herkesin sana veda ettiği gibi veda etmiyorum sadece seni özlüyor,anıyor ve arıyorum. Senden ayrılık gerçekten çok zor oldu benim için. Hayatımda ki gerçek anlamda ilk kayıptın sen benim için. Sana seni tanımlayarak ya da anlatarak yazmak istemedim; çünkü bu bende saklı ve seninle benim aramda bir şey. Artık o gülüşün o sevincin yok. Arkanda bırakıp gittin, yanına hiçbir şey alamadan ve onca gözü yaşlı insanları bırakarak.
Sabah öyle yatıyordun, gözlerin kapalı ve ruhunu teslim etmiş şekilde. Oysa evvelki akşam görmüştüm seni. Sonra seni benden ayırdılar. Seni o kefen denen beyaz huzur, saflık ve mutluluğa sarıp, yolladılar. Sonra o birkaç tahta parçasının içine koydular. Bir bilsen seni o şekilde görmenin zorluğunu, belki de gitmezdin o zaman bizi bırakıp!!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)